Editörün Kafasına Göre
Sıcak bir yaz gününden merhaba!
Umarız herkesin keyfi ve sağlığı yerindedir. Sizlerle her yeni sayımızda biz yenilenerek, tazelenerek karşınıza çıkıyoruz. Bu enerjinin size de geçmesini umuyorum; sanat ve edebiyat insanların en güzel yüzü olmaya devam ediyor. Bizler de elçileri olmaya devam ediyoruz, birbirinden kıymetli yazarlarımızı sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz.
57'nci sayımızda dilimize otuza yakın kitabı çevrilmiş ve kitapları her zaman sevilerek okunan Paul Auster’ı anmak istedik. 30 Nisan 2024’te akciğer kanserinden kaybettiğimiz yazarı herkes gibi Kafasına Göre ekibi de derin hüzünle karşıladı. Dosya konusu olarak Paul Auster ve eserlerini seçtik bu yüzden. Türkiye, İtalya, İspanya, Japonya ve İran gibi birbirinden farklı ülkelerde çok okuru olan Auster kendi ülkesinde değeri geç anlaşıldı. Sık sık adı Nobel için geçse de hiçbir
zaman ödülü kazanamadı, onun yanında dünyanın dört bir yanından okurların kalbini kazandı. 2010’dan sonra kendi ülkesinde de hatırı sayılan bir entelektüel haline gelmişti. Kendini dünya kültürüyle donatmış, Amerika’nın sınırlarında konforlu yaşamayı seçmeyen bir beyefendiydi. Her haksızlıkta sessiz kalmamayı seçer, hiçbir şey yapamazsa kitabının dokusuna işlerdi rahatsızlığını. Bunun yanında o ve New York ayrılmaz bir bütündü ama New York’un Cihangir'i sayılabilecek Brooklyn’in her adımında onun izi vardı.
99 Depreminden sonra Türkiye Yazarlar Sendikası Türkçe eserleri bulunan yazarlara çağrıda bulundu. Çoğumuz bunu hatırlayamayacak kadar genciz ama yazının ve sözün büyüsü için yazarlar bu çağrıya cevap verdi. Paul Auster ise Yalnızlığın Keşfi ve Ay Sarayı kitaplarını imzalayarak içine not yazdı. Notta “Hiç kimse kazalardan, beklenmedik olaylardan, baş edilmez durumlardan muaf değildir ve bu nedenle dinyanın herhangi bir köşesinde yaşanan bir facia, hepimizin başına gelmiş oluyor” yazıyordu. Bizim acımızı en az bizim kadar hissettiği bu cümleler Türk edebiyatı için unutulmayacak.
2012 yılında Türkiye'de kültürel bir etkinliğe davet edilmesi üzerine “Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum.” dedi ve uzun bir süre ülke gündeminden düşmedi. Türkiye sınırlarına ayak basmadan aramızdan ayrıldı ama kitapları okunmaya son hızla devam ediyor. Hüzün yerine edebiyatın en güzel yüzü olan Paul Auster’a saygımızla karşınızda Kafasına Göre’nin 57'nci sayısı!